METEOROLOJİ
Mademki hava bir uçuşun yapılabilmesinde en önemli faktördür, o
halde pilotlar, onu iyice tanımak zorundadırlar; uçuş emniyeti bunu gerektirir.
Bu kitabın
amacı, ne yeni, ne de eski pilotlara hava istidlalinin esaslarını öğretmek
değildir. İyi hava analiz ve istidlalleri, meteorolojinin bütün safhaları
hakkında yüksek derecede teknik bilgiye ihtiyaç gösterir. Hava tahminleri
yapmak, havanın eğilim ve özellikleri üzerinde çalışmış ve bunları iyice
öğrenmiş kişilerin işidir; bununla beraber hava hakkında temel bilgilere sahip
olan bir pilot, kendisine verilen meteoroloji brifingini daha iyi
anlayabilecektir. Eğer bu gerçeği idrak eder ve mevcut bütün meteorolojik
verilerden azami ölçüde yararlanabilirseniz daha bilgili, daha usta bir pilot
olursunuz.
Denizleri ve karalariyle bütün dünyayı çepeçevre saran hava
kitlesi ile okyanuslar arasında bir çok bakımlardan benzerlik vardır. Gözle
göriilememesine rağmen hava, yeryiizünün 3/4 ünü kaplayan su kadar gerçek bir
varlıktır. Okyanuslar gibi hava da, dünya güneşin etrafında dolaşırken onunla
birlikte döner; ancak, denizlerden farklı olarak havanın. yeryüzüne göie
kendisine has akımları vardır.
ATMOSFERİN
YAPISI VE BİLEŞİMİ:
Dünyayı çepeçevre saran renksiz hava denizine atmosfer adı
verilir. Atmosfer, genel akımlar ve bu genel akımlardan sapmalarla karekterize
edilir. Bazı rüzgarlar, okyanuslardaki akımlar gibi belirli ve devamlıdır;
diğerleri ise bazı anların uçuşu gibi değişkendir.
ATMOSFERİN
BİLEŞİMİ :
Atmosfer çeşitli gazların fiziksel karıyımından meydana
gelmektedir. Deniz seviyesindeki kuro hava, yaklaşık olarak, °/0 21 oksijen,
°/o 78 Iditrojen (Azot) ve °/ 1 Argon ihtiva eder. Diğer gazlar, yani
karbondioksit, helyum, kripton ve neon çok az ve degişik miktarda bulunurlar.
Pek çok bilim adamının inancı odur ki, atmosferi içinde serbest oksijen
bulunantek gezegen dünyadır. Miktarı değişken ve nisbeten çok az olmakla
beraber, atmosferde başka bir unsur daha vardır ki, meteorolojide önemi çok
büyüktür; SU BUHARI. Bir su molekülünün ağırlığı. kuru hava molekül ağırlığının
yaklaşık olarak 5/8 i kadardır. Havada su buharı bulunmasaydı «hava durumu» adı
altında sıralayabileceğimiz olay sayısı pek az olurdu. Bizi güneşten koroyan
bulut örtüsü ve insanlarla hayvanların beslenme kaynağı oları bitkileri sulayacak
yağmur olmazdı. Şimdiki şekliyle hayat yeryüzünde varlığını sürdüremezdi.
Atmosfer içindeki su buharı miktan, enlem ve irtifaya göre
değişir, yüksek enlem ve yüksek irtifalarda çok azdır. Her ne kadar pratikte
bütün su buharı 25.000 feet'lik seviyenin altında toplanmış ise de, asgari
250.000 feet'e kadar olan seviyelerde, içinde kesinlikle hiç su bulunmayan
tıavaya rastlanmamıştır.
Toz, duman ve denizden havaya karışan tuzlar gibi katı
zerrecikler, atmosferin alt kat larında bulunur. Boyutları, mikroskopik ölçüden
çıplak gözle görulebilecek ölçüye kadar çok değişiktir. Bu zerrecikler. görüşü
kısıtlar ve bazıier: da su buharının yogunlaşmasında çekirdek (tekâsüf
zerrecikleri) rolü oynarlar.
Hava hafif bir cisim olmakla beraber atmosferin ağırlığı çok fazladır.
Ama, insan bu ağırlığı hissetmez; çünkü, vücudun içindeki hava ve sıvıların
basıncı, dıştaki hava basınc· na karşı dengeyi sağlar. Atmosferin tüm yeryüzüne
yaptığı basınç, 2116 lb/ftv yahut 14,7 Ib/inçkare'dir.
Atmosferdeki
türbülans~ bulutlar, sis, pus, yağmur ve kar gibi bazı unsur ve faaliyetlerin
değerlendirilmesi, görmek ya da hissetmek suretiyle yapılabilir. Basınç.
suhunet, rüzgar istikameti ve sürati, nisbi rutubet gibi olanları ise aletler
aracılığı ile daha ivi ölçülebilir.
ATMOSFERİN
KATLARI :
Meteorolojide
dünyanın atmosferi, genel olarak iki esas bölüme ayrılır :
· Alçak
atmosfer
· Yüksek
atmosfer
Alçak atmosfer, TROPOSFER diye adlandınlır. Troposferin kalınlığı
zamana ve enleme göre değişir. Ortalama kalınlığı Ekvator üzerinde 54.000 feet.
Kutuplarda 28.000 feet kadardır. Orta kuşaklarda, mevsimsi degişiklikler
troposferin kalınlığını büyük ölçüde etkiler. Yaz mevsiminde daha kalın, kış
mevsiminde ise incedir. Yeryüzü ve atmosferdeki ısı değişikliği nedeniyle,
troposferin kalınlığı, gündüzden geceye ve mevsimden mevsime sürekli olarak
değişmektedir. Bu mevsimlik ve günlük değişmelere rağmen orta kuşaklarda
troposfer, ancak nadiren Ekvatordaki kadar kalın ya da Kutuplardaki kadar ince
olur. 45° enleminde troposferin ortalama yiiksekliği yaklaşık olarak 35.000
feet'tir.
Atmosferin katları içinde herhalde en istikrarsız olanı
troposferdir. Bulut faaliyetlerinin ve gözle göriilebilir hava olaylannın en
çok bulurıduğu bölüm burasıdır. Dünyadaki meteorolojik olayları meydana getiren
bütün hava kitleleri, cepheler ve fırtınalar burada doğar.
Birçok
nedenlerle, meteorolojik olayların çogu, troposfer sınırları içinde yer
almaktadır; şöyle ki :
· Yüksek
nisbette su buharı alçak atmosferde bulunur.
· Yoğunlaşma
zerrecikleri en çok troposferdedir.
· Işının
(radyasyon) yoluyla ısınma ve soğuma, yer seviyesinde maksimumdur. Troposfer
içinde irtifa ile ortalama ısı düşmesi yaklaşık olarak 2°C/1.000 feet'tir. Bu
ortalama ısı düşmesine «standart düşme orant (Standart Lapse Rate) denir. Isı
düşmesinin önemli ölçüde degiştiği ırtifa, alçak atmosferi yiiksek atmosferden
ayıran bölge yahut sınırdır. Bu hayali bölge TROPOPOZ olarak hilinir ve çoğu
zaman ince ve kesin bir intikal bögesi olarak kabul edilir.
Tropopozun
ortalama irtifası enlemlere göre sistemli bir şekilde değişir; Ekvatorda
yüksek, Kutuplarda daha alçaktır. 45° enleminde, iropopozun ortalama ısı
derecesi -SS°C dır; kutuplarda tropopoz ısısı Ekvatordakine oranla daha
sıcaktır (başlıca neden, troposferin kutuplarda çok daha ince olmasıdır)
. Unutmayınız
ki, tropopoz sadece alçak atmosferle yüksek atmosfer arasındaki sınır
bölgesidir; dolayısiyle yüksekliği troposferin kalınlığıyla beraber devamlı
değişecektir.
Troposferin
üzerindeki atmosfer bölümü bazı kriterlere göre katlara ayrılmıştır ki, bu
kriterler arasında en çok bilineni. ısı dağılımına göre olanıdır. Buna göre
yüksek atmosferin katları şöyle sıralanabilir.
Stratosfer :
Troposferin hemen üzerindeki izotermal tabakadır. Tropopozdan
yaklaşık olarak 80.000 feet'e kadar uzanır. Bileşimi troposferinki gibidir.
Dikkati çeken özelliği, hulut ve türbülansın troposfere oranla az oluşudur;
bununla beraber, stratosferin alt seviyesinde açık hava türbülansma rastlanır
ve ara sıra «İnci Anası» diye adlandınlan sirüs tipi bulutlara rastlanır.
Stratosfer
terimi, tropopozdan başlayarak minimum ısı derecesinin bulunduğıı seviye olan
270.000 feet'e kadar devam eden atmosfer tabakası içinde kullanıla gelmiştir.
Mezosfer :
160.000 feet civarında oldukça yüksek bir maksimum ısıya sahip
olan ve stratosferin tist sınırından başlayarak 270.000 feet'lere kadar uzanan
atmosfer katına şimdi bu ad verilmektedir. Yoğun ozon nedeniyle bu katta önce
yükselen ısı, yukarıya doğru çıkıldıkça ozonun azalması nedeniyle -100°F'a
kadar düşer. Yeryüzündeki, şiddetli patlamalar gibi aşın yüksek sesler,
mezosferdeki yüksek ısı tabakası tarafından geriye yansıtılır.
Termosfer :
Mezosferin üstündeki kat olup, giineşin ultraviyole ışınımının
emilmesi nedeniyle ısı, irtifa ile beraber sürekli artar. Fazla miktarda
iyonlaşmış
atom, molekül ve serbest elektron bulunması nedeniyle atmosferin bu katı
Qİyonosfer~ olarak da bilinir. 300 mil irtifada ısı 2200°F'a ulaşır.
Egzosfer :
Atmosferin en üst katını meydana getirir ve muhtemelen
ternıosferin üst sınırı olan 300 milden baslar. Bu katta sesin yayılmasının
im~saınsız olduğuna inandır; çünkü, burada hava moleküll~ri son deıece
seyrektir; eligsiyonlaşmış atom, molekül ve serbest elektron bulunması
nedeniyle atmosferin bu katı "İyonosfer" olarak da bilinir. 300 mil
irtifada ısı 2200°F'a ulaşır.
Egzosfer :
Atmosferin en üst katını meydana getirir ve muhtemelen
ternıosferin üst sınırı olan 300 milden baslar. Bu katta sesin yayılmasının
imkansız olduğuna inanılr; çünkü, burada hava molekülleri son derece seyrektir;
elips şekilli yörüngeler çizerler ve nadiren birbirleriyle çarpışırlar. En üst
taraflarda yer çekiminin giderek azalması ve tamamen kaybolması nedeniyle bazı
hava molekiilleri uzaya fırlayıp giderler.
Kutuplarda göriilen tan olayları (şimal fecri gibi), atmosferin
yeryi.izünden başlayarak 600 mil irtifalara kadar uzandığını ortaya
koymaktadır.
Fiziko -
kimyasal açıdan bakıldığında atmosferde iki önemli tabaka görmek mümkündür.
Ozonosfer :
Yoğun
miktarda ozon ihtiva eden ve 32.000feet ile 165.000 feet arasında yer alan
tabakadır.
İyonosfer :
Yaklaşık
olarak 19O.OO0 feet'ten başlayan ikinci önemli tabakadır.
Yüksek
atmosfer katlarını belirtmek amacıyla kullanılan, fakat kitabımızın kapsamı
dışında kalan diğer birçok terimlerden bazıları şunlardır :
· Keınosfer
· Nötrosfer
· Homosfer
· Heterosfer