Bu seneki Denizli gezisinde modelde uçuralım diye başlayan hikayem hiç umulmadık şekilde ilerledi.Nasılmı? Anlatayım.

Büyük bir hevesle Gökhanın iniş-kalkış yapılabilecek yer olduğunu söylemesinden sonra Denizliye giderken modelide yüklendik. Metrodaki yaşı modelciliğe başlamaya gelmişte geçen 3 yaşındaki bir kıza ayaküstü modelcilikde aşıladıktan sonra otobüste kucagımda uçak, gelen geçen insanlar uçağı kıracak korkusuyla mışıl mışıl uyuyarak geçirdiğim uzun bir otobüs yolculuğundan sonra Denizliye vardık.Ben tabi yol boyunca atacağım lup ve tonoların hayalini kurmanın verdiği heyecanla hayaller kurarak sabırsızlıkla uçuş yapacağım anın gelmesini bekliyorum.Kahvaltıdan sonra hemen İlkerle beraber motoru çalıştırıp kalkış yapmak için herhalde birkaç saat uğraştık.Lanet motor öğlene doğru zorda olsa çalıştı ve kalkış denememiz uçağın beline kadar toprağa saplanması ile son buldu.

Bir uçak sol kumanda ile neden sağa döner sorusunun cevabını Tuncayın aerodinamik biligisi sonucu Ankaradaki Ömer ustamıza da danışarak( kumandalar ters bağlanmış) çözdükten sonra uçağın tamiratına başladık.Koskoca denizlide yarın gün epoksi aradıktan sonra Ankaradan (Serdar sağol!!!) epoksi getirttik.Uçak tamam ama lanet motor çalışmıyor.(ben hala akrobatik rüyalar görüyorum tabi) Çalışmayan motorla 4 kalkış denemesi 3 acil iniş(motor stop) ve 1 kaza daha yaptıktan sonra tamirat konusunda ustalaşmış ve insanların kafalarındaki epoksi nedir çıkmazını da (satılmış abi bile öğrenmiş) bitirdikten sonra aynen Ankaraya döndük.

Bu arada Ömerle Ankarada yaptığımız çalışmadan sonra yakıtın bozuk olduğunu anladık. Sonuçta heres eğlendi galiba!

haberler sayfası