Güzel bir ağustos gününde Ölüdeniz'in 1700 pistinden havalanmış ve bir kaç
saat zirvede oyalanmıştım. Canımın sıkıldığı sırada aşağı inmeyi düşündüm.
Tabi onca irtifayı boş boş uçarak yemek olmazdı.
Her zamanki gibi şekilli hareketlerle uçuşumu tamamlamak istedim. Derin rakkaslardan
ve bir stalldan sonra bir de spin denedim. Üç-beş dönüşten sonra kanadın büyük
bir kısmı açılmıştı. Açılmıştı açılmasına ancak ipler burgu olmuştu. Burgu
olan ipler de sıkışmış kumandaları kilitlemişti. Bu sırada kanat boş durmuyor;
kapanan tarafa sürekli dönüyor, döndükçe ipler sıkışıyordu.
Bunun hayra alamet olmadığını anlayan ben ve yardımcı pilotum Yusuf hemen
karar verdik ve elimizi yedek halkasına attık. Yardımcı pilotum Yusuf çek
çek diye bağırırken ben son bir kez yere ve kanada baktım. Nede olsa bu işten
anlayan Yusuf değil, bendim. İrtifamın rahat 400m olduğunu tahmin ettim. İplerin
açılmasını 5-6 saniye daha bekledikten sonra kanat rahatladı ve kendini bana
teslim etti. Artık ipler benim elimdeydi ve tüm istediğimi yapıyordu. Tüm
zarafeti ve güzelliğiyle emirlerimi bekliyordu. Ben de ona... Neyse; konuya
dönelim.
Olayın değerlendirilmesi:
" Uçuşta sakinlik ve motivasyon önemlidir.
" Hızlı düşünüp karar vermek; yere yavaş ya da sertçe inmenizi belirler.
" Yedeksiz akrobasi veya SIV yapılmaz.(söylemeye gerek yoktu)
" İsminiz "Arif" değilse; uçmadan önce üç kez düşünün.